3 Mayıs 2008 Cumartesi

Başarıya ulaşmanın denenmiş yolları

BAŞARININ DENENMİŞ YOLLARI
Image Hosted by ImageShack.us

Geothe: “Uğraş kişiyi mutlu kılan şeydir; önce gücüyle bir kötülüğü kısa sürede iyiye dönüştürür. Bu nedenle, yarın, erkenden iş başına! Evet, dün yaptığınızı yıkılmış bulursanız, tıpkı karıncalar gibi, hemen yıkıntıları kaldırmalı, önlemleri yeniden düşünüp bulmalısınız. Böyle olursa, dünyanın kendisi yuvarlanıp içinden parçalansa bile, onu siz yeniden kurarsınız, sonsuza değin zevkle..." diyor. Öyleyse:

Çalışmak için uygun bir yer ve zaman aramayınız; çünkü her yer ve zaman çalışmak için uygundur.

Bugünün işini yarına bırakmayın, zira her günün işi kendine yetecek kadardır.

Belli bir zaman diliminde bir işi en iyi şekilde yapmaya çalışın. Öyle ki dikkatiniz ve kuvvetiniz dağılıp gitmesin.

Karşınıza çıkan zorlukları veya engelleri önce küçük küçük parçalara ayırın, sonra her bir parçayı yenmeye çalışın. Bir engeli aşmadan diğerine asla geçmeyin.

Yaptığınız işten yorulduysanız ya o anki işinizi değiştirin veya çalışma hızınızı yavaşlatın; fakat asla boş durmayın.

Çalışmaya başladığınızda acele etmeyin, telaş etmeyin; öğrenerek ve öğrendiklerinizi sindirerek ilerleyin.

İşinizle ilgili en küçük bir noktayı bile küçümsemeyin, ihmal etmeyin, küçük ihmaller büyük zararlara yol açar.

Zihninizin algılama gücünün en yüksek olduğu saatleri araştırıp bulun ve çalışmalarınızın en yoğun kısmını bu zaman dilimlerinde gerçekleştirin.

Thomas Edison'a Göre Başarıya Ulaşmanın Sırları

Kişi, neyi gerçekleştirmek istiyorsa, gerçekleştirmek istediği şeyle ilgili kesin bilgiler elde etmelidir.

Kişi, ulaşmak istediği hedefe aklıyla odaklanmalı ve hedefine ulaşmak için o konuda edindiği ve de edinebileceği bütün bilgileri kullanmalıdır.

Kişi, kaç kez hayal kırıklığına uğrarsa uğrasın hedefine ulaşmak için çalışmalarına devam etmeli, asla yılmamalıdır.

Kişi, bir başkasının kendisiyle aynı doğrultudaki hedefine yönelik çalışmalarında başarısız olmasından etkilenmemelidir.

Kişi, karşılaştığı sorunların çözümünün bir yerlerde mutlaka var olduğunu ve onu mutlaka bulacağını düşünmeli ve bu fikirle yaşamalı; sonuçta da başarıyı yakalayacağını hayal ederek hedefine emin adımlarla yürümelidir.

Hedefe Varmanın Yolları

Herkesin başarıya ulaşma adına kendine göre bazı hedefleri vardır. Hedefler ne olursa olsun bu hedeflere götürücü prensipler aynıdır. Bu prensiplerden en önemlilerini şu şekilde sıralamak mümkün:

Amacına ulaşman için gerekli olan her şeyle ilgilen.

Amacına ulaşmana yardımcı olmayacak şeyleri geçici olarak da olsa gereksiz gör.

Bütün benliğinle amaca kilitlen

Tembellik yapma.

Basit ve manasız zevklerden geçici de olsa vazgeç.

Hep aynı şeyleri yapmaktan sakın; çünkü sıkılırsın.

Düşüncelerini hep, ulaşacağın amaçla ilgili şeylere yönelt.

Canın sıkıldığı zaman hemen işinin başına koş.

İradesizliğe geçit verme.

Amacına ulaşmana engel olabilecek her şeye ilgisiz kal.

İraden zayıfladığında, amacına ulaştığında elde edeceklerini düşün.

Hatalarına hiçbir zaman kılıf arama.

Eksikliklerini sürekli gidermeye çalış.

Övgülere kapılıp işlerini aksatma

Övgüye değil yergiye kulak ver.

Yergilerden endişelenip paniğe kapılma.

Ani ve düşünmeden karar vermekten kaçın.

Karar verirken meselenin bütün yönlerini araştır, bilen herkese konuyla ilgili her şeyi sor.

Karar verdikten sonra kararından dönme ki kendine güvenin sarsılmasın.

Kimsenin önem vermediği vakitleri değerlendir.

Mükemmel bir plân yapmaya değil, basit bir plânı uygulamaya önem ver.

Karşına çıkan zorlukları mutlaka aşacağına inan.

Karamsarlığa kapılıp kendi kendini amacından uzaklaştırm

Başarısızlıktan korkma.

Mutlaka bir gün başaracağına inan.

Büyüklerinin tavsiyelerine kulak ver.

Kendini büyük görme; fakat başkalarının karşısında da aciz kalma.

Önce dinle, sonra konuş.

Ümitli ol.

Sakin ol.

Bekle.

Artık başarını kutlayabilirsin....

Başarıya Götüren Prensipler

Bazı prensipler vardır ki bu prensipleri uygulayan kim olursa olsun başarıya ulaşır. Kişiyi başarıya ulaştıran bu prensiplerin en önemlilerini şu şekilde sıralamak mümkün:

Az yemeye dikkat et; çünkü dolu mide dikkati dağıtır, dolayısıyla çalışma verimli olmaz.

Daima azimli ol.

Düşünceni dağıtma.

Bugünün işini yarına bırakma, plânlı ol.

Her işini yaşamının en önemli ve tek işiymiş gibi yap.

Aklını çalıştırarak oku.

Bir işe başlamadan önce o işle ilgili zorlukları düşünüp kendi gözünü korkutma.

Eksikliklerini düşün; korkma ve tedbir al.

Dikkatli ol; deha dikkati değil, dikkat dehayı doğurur.

Kafandan olumsuzlukları çıkar, kendine güven.

Zorluların başarının gıdası olduğunu hatırından çıkarma.

Her hatayı yapabilirsin; ama bir hatayı iki defa yapma.

Her ortamda dinleyici ol, daima öğrenmeye çalış.

Konuşman yararlı ise konuş.

Delillere dayanarak konuş.

Diline dikkat et.

Herkesin kaldıracağı şekilde ve öz konuş.

Seni dinleyenlere kendini değil, onları ilgilendiren şeylerden bahset.

Önce düşün sonra söyle.

İnsan ne kadar akıllı olursa olsun cahillerin yanında cahildir, düşüncesini hatırdan çıkarma.

Tartışmaların galibi olmayacağını unutma.

Alay etme.

Kalp kırma.

Ciddi ol.

Kibirlenme.

Sinirlenme.

Kendini kusursuz görme.

Sağlığına dikkat et.

Sabrın insana önce zehir gibi geldiğini; fakat davranışlara yerleşince bal olduğunu unutma.

Beklemeyi öğren.

Mutlu olmak biraz da sizin elinizde...

ÇALIŞMA TEKNİĞİ

DİNLEMEK ve NOT TUTMAK
Image Hosted by ImageShack.us

Öğrencinin hem okul derslerinde hem de sınavlara hazırlıkta başarıya ulaşması bir dizi etkinliği sağlıklı olarak uygulamasına bağlıdır. Başarıya giden yolda yapılması gereken etkinliklerin başında “dinleme” ve dinlenenlerin yazılması yani “not tutma” gelir.

Uzmanlar yaptıkları araştırmalarda, insanın öğrendiklerinin %70’ini bir saat içinde, %80’ini de bir gün içinde unuttuğunu ortaya koydular. Uzmanlar, okunanın %20’sinin, okunup sonra dinlenenin % 40’ının, okunup dinlendikten sonra yazılanın da %60’ının hatırda kaldığını tespit etmişlerdir. Ünlü İngiliz edebiyatçı Shakespeare “Dinlememek ve not almamak hastalığı yüzünden başım dertte.” derken bu gerçeğe parmak basmıştır.

Not tutma öğrencinin derse dikkatini çeker. Dikkat öğrencinin derse aktif katılımı demektir. Böylece unutmaya karşı da bir tedbir alınmış olur. Ayrıca iyi bir not tutma eylemi için iyi bir dinleyici olmak gerektiğinden not tutma sayesinde öğrenme verimli hale gelir.

Yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre bilinçli bir dinleme gerçekte 30 saniye kadar sürer.1-2 saniyelik aralıklarla bu süreç sürekli işler. Önemli olan bu boşluklara takılmadan dikkati canlı tutmaktır. Dikkat canlı olduğu sürece öğrenme verimli olur çünkü. Dikkatin canlı olduğu bu süreyi de not tutarak geçirmek gerekir.

İyi bir dinleyici olmak için ön sıralar tercih edilebilir, dersi aksatmamak gerekir, duyular tam kullanılmalıdır. Gözler öğretmende, kulaklar anlatılanlarda, eller anlatılanı yazmada, beyin dinlenileni süzgeçten geçirerek yazma eylemini koordine etmede olursa öğrenme etkili ve de verimli bir şekilde gerçekleşmiş olacaktır.

Not tutmak için ders takibi bilginin sürekliliğinden dolayı çok önemlidir. Bir zincirin iş görebilmesi için bütün halkalarının tam olması gerekir. Bir tanesi bile eksik olsa zincir iş görmez. Bilgiler birbirine bağlıdır. Birinin bilinmesi diğerinin bilinmesini, birinin öğrenilmesi diğerinin öğrenilmiş olmasını gerektirir. Not tutmanın verimli olması bütün dersleri mümkün olduğunca takibe bağlıdır.

Not tutmayıp da başkalarının tuttuğu notları kullanmak verimli olmaz. Çünkü not tutma özel bir eylemdir ve her birey kendi anlayacağı tarzda bu eylemi gerçekleştirir. Kişinin tuttuğu notlardan en verimli şekilde sadece kendisi yararlanır. Kaçırılan bir dersin notunu başkasından almak da sonuç almak bakımından etkisizdir. Bilgilerin kopuk kopuk olmaması için not bizzat öğrencinin kendisi tarafından tutulmalı bunun içinde ders takibinde ısrar edilmelidir.

Ders takibi not tutmayı sağladığı gibi anlatılan dersin anlaşılmasını da kolaylaştırır. Not tutarken anlatılanları dinlemek beyin süzgecinden geçirmek hem derse dikkati artırır hem de sıkılmayı engeller. Not tutmakla öğrenci derse aktif katılım sağladığından not tutma uyanıklığı yani dikkati artırır. Derse konsantre olmayı sağlar. Anlamayı ve akılda tutmayı kolaylaştırır.

Not tutarken anlaşılır tarzda kısaltmalar yapılabilir. Ayrıca öğretmenin vurguladığı tekrar tekrar üzerinde durduğu bölümler işaretlenmelidir. Bu bölümler sınavlarda soru olarak gelebilir.

Tutulan notların sonradan temize geçirilmesinin yani derste yazılanların eve gidince düzgün bir şekilde yeniden yazılmasının öğrenmenin kalıcılığı ve en etkili öğrenme tarzlarından olan yazarak çalışmayı sağlamasından dolayı büyük faydaları olur. Ayrıca tekrar öğrenmenin en etkili yöntemlerinden bir diğeridir. Temize geçirme eylemi gerçekte başlı başına bir tekrar çalışması niteliğindedir. Böylece bilgiler tazelenir. Bilgileri hafızaya alma oranı yükselir. Unutma engellenir. Ayrıntılar arsındaki farklar belirlenir. Anlaşılamayan bölümler tespit edilerek öğretmenden yardım isteme imkanı elde edilerek öğrenme verimli hale gelmiş olur.

Uzmanlar eğitimi “İnsanın öğrendiklerinin unuttuktan sonra akılda kalanıdır.” şeklinde tanımlamışlardır. Öyleyse dinleme ve not tutma daha sonra da tutulan notları gerek temize geçerek gerekse okuyarak gözden geçirme “geriye kalan”ı artırır. Öğrenme ve hafızaya almayı yükselten dinleme ve not tutma daha az çalışma da demektir. Çünkü yazarak çalışma yapılmakta öğrenme kısa sürede etkili bir şekilde gerçekleşmekte tutulan notların gözden geçirilmesiyle de unutma engellenmektedir. Burada dikkat edilecek husus tutulan notların günü gününe gözden geçirilmesidir. Eve gidilince defteri kitabı bir tarafa fırlatıp uyumak ya da başka bir iş yapmak daha sonra bu işler için daha fazla vakit ayırmayı gerektirir. Öğrenilen sıcağı sıcağına tekrar edilirse hafızaya alma ve uzun süreli öğrenme gerçekleşir.

TEKRAR

Sınavlara hazırlık uzun bir maratondur. Bu maratonun belirli aşamalarında belirli çalışmalar öne çıkar. Bu çalışmalardan birisi ve en önemlisi de "tekrar"dır.tekrar başarının anahtarıdır.

Unutma, öğrenmeden sonra olabilecek bir sorundur ve normaldir. Kişi, öğrendiklerinin %70’ini 1 saat içinde, % 80’ini de bir gün içinde unutur.

20 – 40 dakikalık bir ders süresinden sonra 10 dakikalık bir tekrar çalışması yapmanız en uygun olanıdır. Tekrar bir defalık bir çalışma değildir. Öğrencilerin yanılgıya düştükleri noktalardan biri çalışma sisteminde dersin başında geçen sürenin çokluğunun öğrenmeyi artıracağı düşüncesidir. Oysa bu düşünce yanlıştır. Tekrar yapılmazsa kalıcı öğrenme olamayacaktır. Öğrenilenlerin kalıcı duruma gelmesi için tekrarların sıkça yapılması gerekir. Dersten hemen sonra yapacağınız 10 dakikalık bir tekrardan sonra dersi öğrendiğiniz (işlediğiniz) günün akşamı 2-4 dakikalık yeni bir tekrar; dersten 24 saat sonra yine 2- 4 dakikalık bir tekrar; bir hafta sonra 5 dakikalık bir tekrar; bir ay sonra ise yine 5 dakikalık bir tekrar yapmanız öğrendiklerinizin kalıcı olmasını sağlayacaktır. Bu tekrarları aylık olarak yinelemeli, özellikle sınava altı hafta kala tekrar çalışmalarını yoğunlaştırmalısınız. Çünkü kalıcı öğrenme ders çalışma başında geçen süreyle değil, tekrar sayısı ve süresiyle doğru orantılıdır. Yapılan araştırmalar, çok tekrar edilen bilgilerin daha kolay hatırlandığını göstermektedir. D. R. Jakobsen, lise öğrencileri üzerinde yapılan araştırmalarda notlarını periyodik olarak gözden geçiren öğrencilerin notlarını gözden geçirmek suretiyle tekrar etmeyen öğrencilere göre daha başarılı olduklarını söylemektedir.

Eğer tekrar çalışması yapmazsanız, öğrendiklerinizi belli bir süre sonra unutmanız kaçınılmaz olacaktır. Yani öğrendikleriniz için harcadığınız zaman boşa gidebilir. Yeni öğrendiğiniz bilgileri, eskileri tam bilmeden anlayamazsınız. Çünkü bilgiler tuğla gibidir. Biri diğerinin üstüne konur. Duvarın ortaya çıkması eski tuğlaların yerinde olmasını gerektirir. Eski bilgilerinizi hatırlayamazsanız her defasında yeniden öğrenmeye çalışacaksınız. Yani hep aynı yere, aynı tuğlayı koyacaksınız. Bu da müthiş bir zaman kaybı demektir. Böyle bir durum sizi sıkabilir ve ders çalışmadan soğutabilir. Ayrıca tekrar çalışması yapmazsanız, eski öğrendiklerinizle yeni öğrendikleriniz arasında sağlam bir bağlantı kuramaz, öğrenmeyi tam anlamıyla gerçekleştiremezsiniz.

Uyku ve öğrenme üzerinde yapılan bazı araştırmalar uykudan önce yapılan tekrarın bilgiyi hafızaya almada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalarda, rüya görülen uyku esnasında salgılanan bazı hormon benzeri maddelerin, yeni öğrenilmiş bilgileri pekiştirdiği belirlenmiştir. Dolayısıyla yatmadan önce yapacağınız 10 dakikalık bir tekrar çalışması, yeni öğrendiğiniz bilgilerin hafızaya yerleşmesi bakımından mükemmel bir fırsattır. Yine araştırmalar sabah yapılan tekrarın da öğrenme adına çok verimli olduğunu ortaya koymuştur. Bu bakımdan yatmadan önce yaptığınız tekrar çalışmasını sabah yinelerseniz kalıcı bir öğrenme için başarılı bir çalışma yapmış olursunuz.

Tatil, birinci dönemki konuların tekrarını yapmak için büyük bir fırsat. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirenler, sınav sonuçları açıklandığında gülenlerden olacaklardır.

NASIL KONSANTRASYON SAĞLANIR

KONSANTRASYON
Image Hosted by ImageShack.us

Öğrencilerimizin en fazla şikayetçi oldukları konulardan biri da ders çalışmaya ”yoğunlaşamamak”tır.

Konsantrasyon verimli çalışmanın anahtarıdır. Konsantre olmadan çalışma başında harcanan saatler, öğrenme adına kişiye pek bir fayda getirmezken; kişinin kendini vererek yaptığı bir saatlik çalışma, önemli bir konunun anlaşılmasını sağlayabilir.

Peki verimli bir çalışmanın gerekli ön şartlarından olan konsantrasyonu sağlamak için neler yapılabilir? Uzmanlar, çalışmaya yoğunlaşmak amacıyla kişinin iradesine yardımcı olmak için alınabilecek tedbirler arasında şunları saymaktalar:

- Çok istenen ve gerçekleştirilebilir bir hedef belirlemek,
- Hedefe yönelik uygulanabilir ve gerçekçi bir plân yapmak,
- Çalışmayı hatırlatacak ortamlarda bulunmak,
- Zihnin açık olduğu saatleri değerlendirmek,
- Çalışkan arkadaşlarla grup çalışması yapmak,
- Yapılan işi sevmeye çalışmak,
- Çalışmayı engelleyici endişelerin üzerine gidip onları yenmek,
- Ulaşılması hayal edilen hedefi hatırdan çıkarmamak...

Çalışmanın başındaki eşik enerji harcanınca kişi, ders çalışmaya yoğunlaşacak ve yaptığı çalışmalardan zevk alır hale gelecektir. Zevk alınarak yapılan çalışmalar verimli olur. Bu sonuca ulaşmak doğaldır ki birden olmaz ve az çok bir gayret gerektirir. Yeter ki belirlenen hedefe ulaşmak konusunda azimli ve istekli olunsun. Bizden söylemesi...

Gerisi size kalmış!

Verimli ders çalışma ilkeleri

Verimli Ders Çalışma İlkeleri

Öğrenme; davranışlarımızda, tutumlarımızda ve zihnimizde meydana gelen sürekli değişikliklerdir. İnsanın öğrenme düzeyi ve öğrenme hızı farklı sebeplerden dolayı etkilenmektedir. Öğrenmemizi etkileyen belli başlı faktörler, zeka seviyesi, ilgiler ve meraklar, öğrencinin başarı arzusu, sınıfların kalabalıklığı, öğrenilen konunun zor olup olmaması ve konunun sunuluş biçimi, öğretmenin kalitesi, öğretmenin öğretim yöntemi ve nihayet ders çalışma yöntemleridir.

Bir dersi en iyi şekilde öğrenmek için o dersi düzenli aralıklarla çalışmanın mı, yoksa sınavdan önce topluca çalışmanın mı öğrenmeyi kolaylaştırdığı sorusu sorulabilir. Düzenli olarak yapılan çalışmada edinilen bilgilerin daha akılda kalıcı olduğu, topluca çalışılarak elde edinilen bilgilerin ise akılda tutulmadığı söylenebilir.

Ders çalışırken neyi nereye kadar öğrendiğimizden haberdar edilmemiz öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır.Bu nedenle ders kitaplarında her bölüm sonundaki soruların cevaplandırılması, o konu hakkındaki bilgi seviyemizi öğrenmemize yardımcı olacaktır. Önceki konuların öğrenilmesi, sonraki konuların öğrenilmesini basitleştirmektedir.

Beş duyu organımızın katıldığı öğrenme durumları, öğrenmenin en etkin olduğu durumlardır. Bu nedenle "yaparak ve yaşayarak" edinilen öğrenme tecrübeleri, en kalıcı bilgileri sağlar. Okuduğumuz konuların kendi kelime ve cümlelerimizle ve sesli olarak tekrarlanması öğrenmemizi kolaylaştırır.

Çalışma sırasında konuların özetinin çıkarılması, hatırda tutmayı kolaylaştırmakta ve konunun bütününü görmemizi sağlamaktadır.

Öğrenci, öğrenme sırasında kullandığı yöntemlerle öğrenmeyi basitleştirebilir veya zorlaştırabilir. Ders çalışma yöntemi veya alışkanlığı okul başarısını etkileyen belirleyici özelliktir. Aynı şartlarda olduğu halde, etkin ders çalışma alışkanlıklarına sahip bir kısım gençler diğerlerine göre daha başarılı olmaktadırlar. Faydalı ve verimli ders çalışma alışkanlıkları her öğrenci tarafından öğrenilebilir ve okuldaki başarı arttırılabilir.
VERİMLİ VE FAYDALI ÇALIŞMA ALIŞKANLIĞI KAZANMAK İÇİN GEREKEN YOLLAR

* Derse başlamadan önce ve ders çalışma sırasında gösterdiğiniz davranışları ve alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, kendimizi tanımak.
* Çalışacağımız süreyi önceden iyi bir şekilde planlamak; bunu yaparken çalışılması gereken konuları belirlemek ve bunları sosyal dersler (tarih, coğrafya, edebiyat gibi), fen dersleri (matematik, fizik, kimya gibi) ve uygulamalı dersler (müzik, resim gibi) gruplara ayırmak.
* Çalışacağınız dersleri planlarken, okuma yolu ile öğrenilecek tarih, edebiyat, sosyoloji gibi derslere çalışmanın başında yer vermek uygundur. Çalışmanın başında zihin yorulmadan sosyal konuların okunması faydalıdır.
* Her okuma dersinden sonra bir fen dersinin çalışması, öğrenmede kolaylık sağlar. Benzer konuların ard arda çalışılması zihni yorar.
* Hergün ders çalışmak için belirli bir zaman ayırmalı ve zor öğrenilen derslere daha çok zaman verilmelidir. Çalışma zamanı yavaş yavaş arttırılmalıdır.
* Ödevlerin çalışmanın en sonunda yapılması, öğrencilerin tekrar edilmesini sağlayacağından, yararlıdır.
* Sürekli ders çalışmak, her zaman iyi öğrenmeye yol açmaz. Çalışmanın yanında, dinlendirici boş zaman uğraşlarına ve spora da yer vermek, bireyi uyumlu ve daha başarılı yapar. Bu nedenle ders çalışma programlarının aralarına boş zaman etkinliklerini de koymak faydalıdır.
* Verimli ders çalışmada en yararlı sürelerin birer saatlik süreler olduğu söylenebilir. Örneğin, 40-50 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakikalık tekrar yapmak çalışmanın bitiminde ise 10-15 dakika dinlenme zamanı ayırmak faydalıdır. Çalışma ortamının uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.
* Çalışma yerinin ışığı, ısısı, gürültülü veya az gürültülü olması, çalışırken dikkatimizi ve derse olan ilgimizi etkilememektedir. Ders çalışırken müzik dinlemek öğrenmeyi güçleştirmektedir.
* Oturma yerinin çok rahat olması, çalışırken kaykılarak oturmak veya yatarak çalışma, dikkatimizi azaltıp, başka yönlere çevirir.
* Ders çalışmak için belirli bir yer ayırmalı ve burası sadece çalışma için kullanılmalıdır. Ders çalışmak için devamlı bir yeriniz yoksa, çalışılan yerin başka çağırışımlar yapacak şekilde olmasını önlemek gerekir. Yemek masasında veya yattığınız odada çalışırsanız, yemek yemeyi veya uyumayı çağrıştıracak ipuçlarını ortadan kaldırmanız gerekir.
* Çalışmaya başlamadan önce gerekli araç ve gereçleri hazırlayın. Ders başından gerekli araçları almak için kalktığınızda, aynı noktadan çalışmaya başlayamazsınız.
* Dersiniz bitmeden önce çalışma isteğiniz azalmış ise, çalışmanıza son vermeyin. Bazı kurallar geliştirin ve buna uyun: “Beş sayfa daha okuyup, kalkacağım“ gibi. Ondan sonra, bir süre çalışma yerinden ayrılın.
* Çalışma sırasında kendinize küçük ödüller koyun. İlgi ve dikkatiniz azalmış ise, okuduğunuz konuyu bitirince, hoşlandığınız bir işi yaparak kendinizi ödüllendireceğinize dair söz verin. Örnek:”çalıştığım bölümü bitirince, bir meyva yiyeceğim" veya "şu üç sayfayı bitirmeden çay içmeyeceğim", gibi.
* Okuduklarımızı kendi kelime ve cümlelerimizle ifade etmemiz öğrenmeye aktif olarak katılmayı ve daha etkin öğrenmeyi sağlar.
* Çalıştığınız dersle ilgili, sınavda çıkabilecek soruları tahmin etmeye çalışın. Sorular:
o Tanımlama isteyen sorular
o Konu veya kavramların ayrı veya benzer taraflarını yazma isteyen sorular
o Öğrenilen bilgilerin yeni durumlara uygulanmasını isteyen sorular gibi ayrılabilir.
* Öğrendiklerinizin aynı gün tekrarı yararlı olduğu gibi, aralıklı tekrar da önemlidir. Çünkü, kullanılmayan bilgiler unutulur.

Sınavlardaki başarısızlık çalışmayı zevksiz bir şekil haline getirebilir. Bu durumda çalışma davranışlarımız üzerinde kontrolümüzü kaybetmeden planlı çalışmaya devam etmeliyiz. Çalışmak, başarıya ulaşmanın birinci yoludur.

Öss ye yaklaşırken verimli ders çalışma


VERİMLİ DERS ÇALIŞMA NASIL OLMALI



Çalışmanın verimli olması , masa başında geçirdiğiniz sürenin uzunluğu değil , o çalışmanın sizin için ne kadar etkili olduğuna bağlıdır.Bu nedenle verimli çalışma saptanan amaç doğrultusunda zamanı planlı ve programlı olarak kullanmaktır.Bunun içinde okul ,dersane , arkadaşlık ,spor ,yemek ,uyku vb……etkinliklerin dışında kalan zaman ders çalışmak için ayrılır.Bu süreçteki çalışmalar belli bir plan ve programa bağlanır. Görüldüğü gibi verimli ders çalışma sadece ders çalışmak için zaman ayırarak diğer etkinlikleri göz ardı etmek değildir. Aksine belli bir plan ve program dahilinde çalışmanız , hem ders çalışmanıza hem de diğer etkinliklerinize zaman ayırdığından hayattan daha çok zevk almanıza yardımcı olur.





Kendinize Bir Program Hazırlayın



Başarılı olmak için , çok çalışmak değil etkili çalışmak gerekir .Etkili çalışma ise , zamanı , planlı ve programlı olarak kullanmak ile mümkündür. En kötü program bile kişinin hiç bir programı olmamasından daha iyidir. Bu nedenle kendinize uygulayacağınıza inandığınız günlük ,haftalık ve aylık çalışma programı hazırlamalısınız. Bu programları kağıt üzerinde yapmalı ve çalışma odanızın görünen bir yerinde bulundurmalısınız. Ve çok önemli bir olay olmadıkça programınızı aksatmamalısınız .Bu nedenle hazırladığınız programlar gerçekçi olmalı ve sizin çalışma kapasitenizi yansıtmalıdır.





Çalışma Ortamınız nasıl olmalı ?



· Çalışma ortamınızın sizin veriminizi yükseltecek bir biçimde düzenlenmiş olması o çalışmadan daha fazla doyum almanızı

sağlayacaktır.



· Çalışmalarınızı mutlaka çalışma odanızda , eğer çalışma odanız yoksa sürekli çalıştığınız köşenizde yapmalısınız.



· Çalışmalarınızı mutlaka çalışma masanızda ve sandalyede oturarak yapmalısınız . Masanızın düzenli olmasına özen gösteriniz . Masanızın üzerinde sadece çalıştığınız dersle ilgili materyal bulunmalıdır ,gereksiz şeyler kaldırılmalıdır.



· Çalışmalarınızı yaptığınız odanız temiz havadar olmalı ,sık sık havalandırmalı ve düzenli olmalı .Dersler için aradığınız materyallar kolaylıkla bulabileceğiniz bir şekilde düzenlenmelidir.





· Çalışma odanızda ders çalışırken dikkatinizi dağıtabilecek posterler ,afişler ,müzik , resim vb. dikkat dağıtıcı işitsel ve görsel uyarıcılar bulunmamalı. Odanız mümkün olduğunca sade ve düzenli olmalı.



· Çalışma odanız aşırı sıcak veya soğuk olmamalı . İyi aydınlatılmalı, ışık gözlerinizi bozmamalı.



Çalışma Programı Nasıl Hazırlanır?



Rehberlik ,sizin için çalışma alışkanlıklarınızı ve yapılması zorunlu faaliyetlerinizi inceleyerek size bilgisayar destekli yeni sisteme uygun çalışma programları hazırlamaktır. Bu konuda okulunuzda veya dersanenizdeki rehber öğretmeninizden veya bana mesaj atarak benden isteyebilirsiniz.



Proğram hazırlarlanırken haftalık çizelgelere önce zorunlu faaliyetler (uyku , beslenme , dersane veya okul saatleri ,sosyal faaliyetler vb. ) işaretlenir. Kalan boş saatler ise ders çalışmak için düzenlenir.



Bu programı yaparken saatler boyu hiç ara vermeden sizi ders çalışmaya iten bir plan yapmaktan kaçınmalısınız . Onun yerine bir saat çalışma , kısa bir ara ve tekrar bir saat çalışma şeklinde bir program çok daha gerçekçi olur. Ders çalışmaya verilen kısa aralarda da ders dışı bir etkinlik yapılmalıdır .(Örneğin yemek veya müzik dinleme )



Çalışacağınız dersleri bu şekilde programınıza yerleştirin .Günde kaç ders çalışacaksınız bunlar programınızda olmalıdır. Ve her biri için ders /arar /ders şeklinde bir yol çizmelisiniz. Yöntem olarak da konuyu çalışma / tekrar / soru çözme tekniğini benimsemelisiniz.



Çalıştığınız her dersten sonra bir süre ara vererek dinlenin .Dha sonra çalışma masanızı diğer ders için düzenleyin.



Günde 3 farklı dersten fazla çalışmayın.

Ders nasıl çalışılmalı


28 Nisan 2008 Pazartesi

Öğrenmede iyi sonuç almanın yolu, çok çalışmak değil etkin ve yeterli çalışmaktır.

Etkili çalışma sistemi, görsel işitsel veya dokunsal sistemlerden hangisine sahip olursa olsun her öğrencinin mutlaka yapmak zorunda olduğu stratejileri içermektedir.

Başarılı öğrencilerin en önemli başarı sırları işte bunlardır.



Etkin dinle: Dersi derste hallet



Etkin dinlemek demek, konsantre olarak dinlemek demektir.

Derse güçlü bir şekilde odaklanmak için aşağıdaki pratik önerileri uygulayın.

a- Hangi dersi görüyorsanız, �Şimdi fizik dersini dinliyorum, şimdi Türkçe dinliyorum� diye telkinde bulunun. Çünkü daha iyi konsantre olmak için zihninizi şimdiye getirmeniz gerekir.

b- Ders esnasında önemli yerlerin altını çizin ve en önemli bilgileri not edin. Not almak zihnin dağılmasını önler.

c- Sırada dik oturun ve öğretmen ile göz teması kurun. Söylediklerine dikkatinizi verin. Öğretmenle göz teması kurarsanız zihniniz öğretmenin söylediklerine daha çok odaklanır. Göz teması iletişiminizin kopmasını önler.



Eve gidince önce dinlenin. Dinlenmeden yapılan çalışmalarda sık sık konudan kopmalar meydana gelir. Konsantrasyonunuz çabuk bozulur. Aç iseniz midenizi tıka basa doldurmadan yemek yiyin.

Saat kaç ile kaç arasında çalışacağınızı ve neler yapacağınızı önceden belirleyin.

Özellikle ders çalışma sorunu olan öğrenciler bu uygulamayı bir gün öncesinde uyumadan önce yaparlarsa ertesi gün daha kolay ders çalışırlar. Yani bir gün öncesinde uyumadan önce �Yarın akşam saat 7, 10 arasında ders çalışacağım� diye zihninizde belirlerseniz ve aynı düşünceyi ertesi gün sabah ve okul çıkışında da tekrarlarsanız zihninizi saat 7, 10 arasında ders çalışmaya bloke edersiniz. Çünkü zihninizde neyi tekrar ederseniz kendinizi o yönde yönlendirirsiniz.

Aynı uygulamayı maç seyretmek ya da dizi izlemek için yapmıyor muyuz?



Şampiyonların anahtarı: Tekrar



Günlük tekrar yoksa başarı da yoktur.



Başarılı bütün öğrencilerin ortak olarak yaptıkları en önemli çalışma günlük tekrardır.

Tekrar, öğrenilen bilginin pekiştirilmesini ve uzun hafızaya atılmasını sağlar. Tekrar edilmeyen bilgi, su üstüne yazı yazmak gibidir. Bununla birlikte bir bilgiyi ilişkilendirme yapmadan papağan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öğrenmedir.

Özellikle yeni öğrendiğiniz bir bilgiyi uykudan önce yani o gün içerisinde tekrar etmezseniz %50"sini unutursunuz. Bir hafta içerisinde tekrar etmezseniz % 70"ni unutursunuz. Geriye gördüğünüz gibi çok az bilgi kalıyor ki bu kadarcık bilgiyle hiçbir başarı elde edilmez.

Günlük tekrarın yanında haftalık ve aylık tekrarlar da başarınızı zirveye zıkartır.

Konu tekrarı yaparken önemli bilgilerin altını çizin ve en önemli bilgileri karalama şeklinde hızlı not alın. Ayrıca mümkünse içinizden veya dışınızdan tekrar edin. Ya da konuyu bir arkadaşınıza anlatın. Böylelikle bilgiyi hem görsel hem dokunsal hem de işitsel olarak keydetmiş olursunuz.

Çok yavaş özet çıkardığınızda farkında olmadan sadece �kopyala yapıştır� yapmaya başlarsınız.. Bu durumda, �Şimdi şöyle güzelce özet çıkartayım sonra dönüp bakarım� dersiniz ve öğrenmeyi ertelersiniz. Oysa öğrenmek tetikte olmak demektir. Bu nedenle �şimdi yazıyorum şimdi öğreniyorum� düşüncesiyle çalışmak gerekir.

Ayrıca, çok yavaş yazdığınızda beyninizin çalışma hızı ile yazma hızınız arasındaki sürede boşluk meydana geldiği için bu sürede zihnin başka konulara kayması ve konsantrasyonun bozulması sorunu yaşanır.



Öğrendiğiniz konularla ilgili sorular çözün.



Herhangi bir konuyu anlayıp anlamadığınızı nasıl bilirsiniz?

�Anladığımı hissederim� dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bunun yeterli olmadığını belirtmek isterim.

Çünkü, bazı öğrenciler, anlamadığı halde �İşlem tamam taraftara selam der� ve anladığını zannederek dersi geçer. Buna �erken anlama� sorunu denir.

Bazı öğrenciler de; �Off be bir türlü anlayamıyorum� diyerek tam olarak anladığını hissetmez. Buna da �geç anlama� sorunu denir.

Oysa hissetmek, subjektif bir veridir ve bizi yanıltabilir. Anladığınızın ve öğrendiğinizin gerçek göstergesi sorulardır. Sorularda iyi iseniz anladığınızı hissetmeseniz de öğrenmişsiniz ve anlamışsınız demektir. Sorularda iyi değilseniz anladığınızı hissetseniz de eksiğiniz var demektir.

Bu nedenle mutlaka tekrar eteğiniz konu ile ilgili soru çözmelisiniz. Ne kadar çok soru çözerseniz konuyu o kadar çok zihninizde netleştirirsiniz ve bilginizi kullanılabilir hale getirirsiniz.

Ülkemizde öğrencilerin en büyük sorunlarından biri de çalıştığı bilgiyi tam olarak soruda kullanamamasıdır. Çünkü ezber sistem zihnin analitik ve kritik düşünmesini engeller. Bu nedenle çocuklar bildiği bilginin analizini ve kritiğini yapmakta zorlanırlar. Bu da yaratıcı zekayı öldürür. (Konumuz bu değil ama yeri gelmişken belirtmeden geçemedim)





Ertesi gün göreceğin konulara genel olarak göz at.



Öğrenmeyi harekete geçiren duygu meraktır. Merak duygusu ile öğrenme hem zevkli hem de çok kalıcıdır. Merak, aynı zamanda dikkati bir noktaya odaklamayı sağlar. Bu çalışma, sadece "hangi konuları göreceğim� diye bir göz atma işlemidir. Detaylı bir çalışma değildir. Bu çalışmanın amacı işlenecek konular hakkında genel bir resme sahip olmaktır.



45 dakikada bir 15 dakika ara



Der çalışırken mutlaka her 45 dakikada bir 15 dakika ara verin. Bunun çini bir koronmetre kullanmak çok faydalıdır.

Her 45 çalışma süresinin son 4-5 dakikasında o süre içerisinde gördüğünüz konulara, önemli gördüğünüz yerlere göz atın.

Bu çalışma, bilgiyi uzun hafızaya atmak açısından çok etkilidir. Aynı zamanda bilgiyi zihninizde daha net görmenizi, konular arasındaki ilişkileri daha iyi kurmanızı kolaylaştırır, genel resmi görmenizi sağlar.



Ara vermek çalışmanın bir parçasıdır.



Ara vermeden, kesintisiz, non-stop yapılan bütün çalışmalar verimsizdir.

Çünkü ara vermek, hem odaklanma gücünü artırır hem de öğrenilen bilgileri entegre etmemizi sağlar. Aynı zamanda aralıklı olarak bıkmadan uzun süre çalışmamız için çok etkilidir. İnsanlar ara vermeden çalıştıklarında belki 3-4 saat çalışabilirler ancak, ara vererek daha uzun soluklu çalışma imkanı elde ederler.

Ayrıca 3-4 saatte, 1 veya 2 saatlik ara vermek de konsantrasyonu artırmak ve bıkmadan çalışmayı sağlamak için çok önemlidir.

Ara verilmeden çalışıldığınızda, bilgileri daha çok karıştırırsınız, iki şıkka indirip yanlışı cevaplandırma oranınız artar. İlk 45 dakikadan sonra zayıf kaydetmeye başlarsınız. Çalıştığınızı zannedersiniz, ama etkisiz öğrenirsiniz.



Dinlenirken dinlen, çalışırken çalış.



İyi dinleme iyi bir çalışmayı getirir. Dinlenirken sadece dinlenin yani zihninizde konu veya soru olmasın, çalışırken de sadece çalışın.

Dinlenirken dinlendirici müzikler dinleyin. Müzikler, mutlaka pozitif müzikler olmalı. Yani depresif müziklerden sigaradan uzak durduğunuz gibi uzak durun. Dinlenme süresinde asla televizyon izlemeyin. Çünkü bir saat televizyon seyretmek iki saat kitap okumak kadar beyni yorar.

Çalışma masanızda değil başka bir yerde dinlenin.



İyi şeyler istemenin anlamı iyi şeyler vermektir



Günde kaç saat çalışmalı?

.

�Ne istiyorum�un karşılığı �ne fedakarlıkta bulunacağım�dır.

Bu nedenle iyi bir başarı için okuldan sonra en az 3 saat çalışmalısınız. Yani 3x45 dak. Bu performansın altındaki çalışmalar, karnelerde düşük not olarak geri döner. Bunun için sevgili dostlarım kalan şu zamanda lütfen kemerleri biraz sıkalım, biraz daha gayret ve sabır gösterelim.

Bir sonraki yazımda ÖSS ve OKS için son dönemde nasıl çalışılmalı konusunu ele alacağım için ders çalışma programı ve saatlerini burada noktalıyorum�

Etkili ders calışma yöntemini öğrenme


VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

Basarili olabilmek; çalismanin karsiligini en üst düzeyde alabilmek, etkili çalisma yollarini iyi bilmek, etkili çalisma yöntemlerini uygulamak ve programli çalisma aliskanliklarini gelistirmekle mümkündür. Ögrencilerimiz verimli ders çalisma yöntemlerini bilmediklerinden bir takim yanlis çalisma aliskanliklari olusmaktadir.

Bu yanlis çalisma aliskanliklari sunlardir :

• Çalisma zamanini düzensiz kullanmak.

• Evin çesitli yerlerini çalisma yeri olarak kullanmak.

• Yatarak veya uzanarak ders çalismak .

• Müzik, televizyon, poster, afis, resim gibi dis uyaricilari çalisma ortaminda bulundurmak.

• Yanlis okuma aliskanliklari nedeni ile yavas okumak.

• Çalisirken hayal kurmak , çesitli endiseler gibi dis etkenlerle sik sik dersten kopmak.

• Dersi ezberleyerek çalismak.

• Kaynaklardan yararlanmayi bilmek.

VERİMLI DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

1 – Ögrenmeye hazir olmak.

2 – Niçin ögrenecegimizi bilmek.

3 – Planli çalismak.

4 – Dikkati çalisma konusu üzerinde yogunlastirmak.

5 – Anlama gücünü gelistirmek.

6 – Ögrenilenleri hatirda tutmak.

7 - Iyi okumak ve okuma hizini artirmak.

8 - Ödev hazirlamayi ögrenmek.

9 - Sinavda basarili olmanin yollarini ögrenmek.



1 - ÖĞRENMEYE HAZIR OLMAK

Ögrenme ; Yeni davranislar kazanarak yada kazanilmis davranislarda degisiklik meydana getirme sürecidir.

Ögrenci sinifa gelirken yada ders çalismaya baslamadan önce ögrenecegi konuya motive olmali ve ögrenecegi konuya ihtiyaç duymalidir. Aksi taktirde zamanini bosa harcamis olur.

Ögrenmeye hazir olma, ögrencinin bazi ögretim hedeflerine göre varolan kapasitesinin, yeterlilik durumudur. Ögrenmeye hazir olma, ögrencinin bilgisi, yetenekleri, ilgileri, aliskanliklari, tutumlari ve degerleri ile ilgilidir. Bu ögeleri dikkate almayan bir ögrenme durumunda, geçerli ögrenme yasantilarinin olusmasi oldukça güç olur.

Ders çalismaya baslamadan önce olumsuz düsüncelerden uzaklasmak gerekir. Olumsuz düsüncelerden uzaklasmak için sunlar yapilmalidir.

• Sinav için olumlu düsünün.

• Kendinize, kendi degerinizin altinda deger biçmeyin.

• Bu dersi anlamiyorum deyip bir kenara atmayin.

• Sinav basarinizla, kisilik degerinizi es görmeyin.

2 – NİÇİN ÖĞRENECEĞİMİZİ BİLMEK

Neyi, niçin ögrenilecegini bilmek, ögrenmek için gerekli olan motivasyonu olumlu yönde etkilemesi yaninda, amaci, muhtevasi bilinen bir konu, birey için daha anlamli olacak ve kolay ögrenilecektir. Çalismaya baslamadan önce amaç, çok açik bir sekilde

belirlenmeli ve bosa vakit harcanmamalidir. Amaca uygun planlama yapmak, sizi bosa vakit harcamaktan kurtaracaktir. Birden fazla amaciniz olabilir, Bunlari önem sirasina koymali, tüm gücünüzü en önemli olan amacinizi gerçeklestirmek için harcamalisiniz. Amaçlar motivasyon için temel olusturur ve davranisi yönlendirir. Çalismak istedikleri halde çalisamadiklarini söyleyen ögrencilerin çogu, çalismak için kendilerine ait bir amaçlarinin olmadigini belirtmislerdir. Çalismak için kendisine ait bir amaci olmayan bir ögrencinin verimli ders çalismasi mümkün degildir.

Etkili ve verimli ders çalismanin yolu ise planli çalismaya baglidir.

3 – PLANLI ÇALIŞMA

Planli çalisma bastan sona amaçli bir istir. Plan bir ögrenciye ;

• Bir isin hazirlanmasinda kendisine yeterli zamani ayarlamasini saglar.

• Daha etkin olmasina yardimci olur.

• Kendisine güvenini artirir.

• Sorunlarini çözmesini kolaylastirir.

• Dogru karar vermesini saglar ve kararsizliktan kurtarir.

Plan hazirlarken asagidaki noktalara dikkat edilmelidir :

• Çalismak için ayrilacak saatler saptanirken, çalisacak dersin verildigi gün ve saate yakin olmasina dikkat edilmelidir. Bu durum unutmayi azaltir, ögrenileni pekistirir.

• Çalisma plani, ani olarak ortaya çikabilecek durumlarda çalismanin degisik saatlere kaydirilmasina olanak verecek esneklikte olmalidir.

• Çalisma sürelerinin uzunlugu derslerin özelliklerine göre düzenlenmelidir.

• Hangi saatte neyin çalisilacagi kesin olarak önceden bilinmelidir.

• Çalisma aralarindaki dinlenmeler ne çok uzun ne de çok kisa olmalidir.

• Yapilan plana ne ölçüde uyuldugu günün sonunda mutlaka denetlenmelidir.

Plan üç asamada hazirlanabilir:

1. Asama : Her dersten, çalisilmasi gereken konular saptanmalidir.

2. Asama : Bu konular haftanin belli günlerine bölünerek, yerlestirilmelidir.

• Asama : Okuldan gelis zamani ile yatis saati arasinda kalan süre hesaplanmalidir. Bir gün boyunca yemek, dinlenme, okul isleri, varsa hobileri ,spor müzik gibi günlük aktivitelerden arta kalan sürede 45 dk. Ders, 5 dk. Tekrar, 10 dk. Dinlenme olmak üzere seçilen konular bitene kadar çalisilmalidir.

4 – DİKKATI ÇALIŞMA KONUSU ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTIRMAK

Dikkat, bilincin belli bir noktada toplanmasi haline denir .Ögrencinin , dikkatini konu üzerine toplamadan çalismaya direnmesi bosuna zaman kaybetmekten baska bir sey degildir.

Etkili bir çalismanin gerisinde yatan temel öge dikkattir. Dikkatin belli bir noktada toplanmasi için “ güçlü amaçlar “ saptanmalidir.

Ders üzerinde dikkati toplayamamanin iki nedeni vardir.

• Bu konuda bir aliskanliga sahip olmama,

• Konu üzerinde çalisirken, konu disindaki bir sorunun zihni rahatsiz etmesidir

Fakat unutulmamalidir ki dikkat , alistirmalarla kazanilan ve gelistirilen bir aliskanliktir.

DİKKATİ DAĞITAN BAZI NEDENLER :

• Önemsiz sorunlarin zihni oyalamasi.

• Duygusal sorunlarin olmasi. Duygusal sorunlar zihnini bir kisir döngüye sokar. Bu durumda gerçekçi olup, duygularimizla degil aklimizla hareket edip bu sorunlardan kendimizi korumaliyiz.

• Çalisirken gereksiz ayrintilara dalinmasi.

• Çevrede olumsuz uyaricilarin olmasi.

• Ögrencilerde yetersizlik duygularinin bulunmasi.

• Ögrenilecek bilgilerin sistemsiz, zor ve karmasik olmasi.

• Düzensiz ve amaçsiz çalisilmasi.

• Müzik dinleyerek. Televizyon izleyerek veya sakiz çigneyerek ders çalisilmasi.

• Zorlanilan derslerin bulunmasi.

• Yatarak ders çalisilmasi.

• Çalisma aninda uygun dinlenme araliklari verilmemesi.

• Motivasyon eksikligi, isteksizligi.

DİKKATI TOPLAMA YOLLARI :

• Çalisma amacinin saptanmasi : Amaç yapilan isin neden yapildigini belirler. Yaptigi isin amacini bilmek ögrencinin bu isi benimseyip, ona sahip çikmasina ve bu is için güdülenmesine yardimci olur.

• Çalisma için karar verme : Çalisma üzerinde dikkatin toplanabilmesi için gerekli kararlarin verilmis olmasi gerekir.

• Konuya merak duyma : Merak konuya karsi ilgi uyandirir ve dikkatin konu üzerinde yogunlasmasini saglar.

• Fiziksel çevrenin düzenlenmesi : Çalisma için uygun masa, sandalye, oda isisi, isik durumu, sessizlik gibi kosullar saglanmalidir. Divan, koltuk, yatak ve yumusak sandalye gibi çalismayi olumsuz etkileyecek ortamlarindan uzak durmalidir.

• Planli ve sistemli çalismayi bilme : Planli çalismada ögrenci kendini konuya daha çok verir, dikkatin dagilmasini önleyerek, çalismada etkililik süresini artirir.

• Çalismada çesitlilik saglama : Çalisma sirasinda okuma, yazma, anlatma, uygulama, test çözme vb. degisik etkinliklere yer vermek dikkatin dagilmasini önler.

• Çalismada hedef saptama : Gerçekte konu ne olursa olsun çalismaya geçmeden önce, ögrenci kendisine erisilebilir bir hedef seçmelidir. Bu hedefe ulasmadan çalismayi birakmamalidir. Seçilen hedefler gerçekçi olmalidir. Ögrenci gücünün yetmeyecegi hedeflere ulasmayi arzuladigi zaman, bu hedefleri gerçeklestirmesi zorlasir. Sik sik koydugu hedefe ulasamayan ögrenci kendisine güvenini yitirerek derslere karsi genel bir isteksizlik duyar ve basarisizlik duygusuna kapilir.

• Kendine güvenme : Güven eksikligi olan bir ögrencinin kendine güven duymasinin en etkili yolu, o isi basaracagina kendini inandirmasidir.

• Çalisma öncesi yeterince dinlenmis olma : Asiri duyarlilik, karamsarlik, isteksizlik, bedensel yorgunluk, uyumsuzluk gibi nedenlerle beliren bitkinlige düsmemek için, her zaman ayni biçimde olan çalisma yöntemlerinden kaçinilmalidir.

5 – ANLAMA GÜCÜNÜ GELİŞTİRMEK :

Bir seyi ögrenirken ve hatirlarken bütün duygularinizi kullanmalisiniz.

• Gerekli gereksiz her seyi ögrenmek yerine yalniz gerekli bilgiler ögrenilmelidir. Bu nedenle, okuldaki derslerinize düzenli olarak devam etmelisiniz.

• Ögrenmede somut olanlarin soyut olanlardan daha kolay ögrenildigi bir ilkedir. Ögrendiginiz bu ilkeyi sorunlarin çözümünde kullanarak somutlastirin.

• Ögrenirken kavramlari, formülleri kodlayin. Örnegin ; arkadasiniza ait olan 312 83 23 gibi bir telefon numarasini 312 Ankara'nin alan kodu, 83 dogum yilim, 23 nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami gibi kodlayarak ögrenirseniz hatirlamaniz da kolay olur.

• Sözcük, kural, tanim, formül gibi seyleri ezberlemede kart yöntemini kullanin. Bunlari küçük kartlara yazarak bos kaldiginiz her firsatta çikarip okuyun.

• Anlami yada niteligi bilinmeden hiçbir yasa , kural, ilke asla ezberlenmemelidir.

• Sinavlardaki bazi sorular bilgi temellidir. Bu da ögrenilen bilgilerin degisik zamanlarda farkli bilgilerle birlestirilip kullanilmasini zorunlu kilar. Bir dersle ilgili temel kavram ve ilkeleri bilmiyorsaniz, o dersle ilgili daha karmasik konulari anlamaniz mümkün degildir. Bu nedenle bilgi eksikliginizi gidermeli, ögretmenlerinizden yardim istemelisiniz.

6 – ÖĞRENİLENLERİ HATIRDA TUTMAK :

Çalismada en iyi verimi alabilmek için ders çalisma seanslarini 30-40 dk. lik bölümlere ayirmali ve 30-40 dakika çalistiktan sonra da 10 dakikalik bir tekrar yapmak gerekir. Her çalisma seansinda sonra 10 dakikalik bir dinlenme arasi verilmemelidir. Bu dinlenme ile beden gevser. Zihin ögrendiklerini saglamlastirir. Bu hatirlamayi kolaylastirir.

Problem çözerken sonuca ulasincaya kadar ara verilmemelidir. Uzun bir listeyi çalismak yerine parçalara bölerek çalismak daha kolaydir.

Ögrendiginiz bir bilgi önce “ kisa süreli bellege “ yerlesir. Bu bilgiler hemen unutulur. Bunlar unutulmasina engel olmak için sik sik tekrarlar yapmak gerekir. Bu tekrarlar sayesinde kisa süreli bellekteki bilgiler uzun süreli bellege aktarilir.

Sistemli yapilan tekrarlar sayesinde bilgiler uzun süreli bellege yerlesir ama bu bilgiler henüz bize mal olmamistir. Bilgilerin bize mal olabilmesi ve gerektiginde hatirlanabilmesi için bilgilerin kullanilmasi, yani sinanmasi gerekir. Sinama, bilgi transferinin gerçeklesebilmesi için kaçinilmazdir. Ögrencinin ögrendigi konuyla ilgili kendi fikirlerini olusturmasi, sorular çikarmasi, konu ile ilgili problemler çözmesi, konunun benzerlik ve ayriliklarini ayir etmeye çalismasi sinama için yeterlidir. Sinama bizi uzun süreli bellekte depolanan bilgiye götürür.

Yeni ögrenilen bilgilerin hemen arkasindan yapilan tekrarlar çok önemlidir. Çünkü, insan ögrendiklerinin yarisini ögrenmeden sonraki ilk 20 dakikada unutur. Ilk 24 saat içinde de geriye kalan bilginin % 70 ini unutur.

7 – İYİ OKUMAK VE OKUMA HIZINI ARTIRMAK :

Iyi ve etkili okuma denilince, okudugunu anlama ve hizli okumak akla gelir.

Okurken sunlara dikkat edilmelidir :

• Önce okunulacak konuya hizlica göz atilmali ve bu konuda bir izlenim olusturulmalidir.

• Bu izlenimlere göre konu ile ilgili sorular çikarilmali ve bu sorulara yanit alabilmek için hizlica okunmalidir.

• Sonra ana fikir özetlenmeli ve not edilmelidir.

8 – ÖDEV HAZIRLAMAYI ÖĞRENMEK :

Iyi bir ödev hazirlayabilmek için ödev konusunu iyi anlamak ve daha sonra ödev konusu ile ilgili kaynaklari toplayarak ödev hazirligina baslamak gerekir. Ödevi yazmaya baslamadan önce ödev konusunda plan yapilmali, nelere hangi sina ile yer verilecegi tespit edilmelidir.

9 – SINAVDA BAŞARILI OLMANIN YOLLARINI ÖĞRENMEK :

Ögrencilerin sinava karsi takindiklari tutum onlarin, basarilarini etkilemektedir. Sinavdan korkan ögrencilerin, sinavda basarili olamama durumlari söz konusudur. Bunun için ilk yapacaginiz is ögrenciyi sinava hazirlamakla birlikte, ögrencinin kendine güven duygusunu gelistirmek olmalidir. Çünkü etkili ve verimli ders çalisma aliskanligi kazanabilen, sinav korkusu en az olan ögrenciler, kendine güven duygusu yüksek olan ögrencilerdir.

Sinavda basarinin ilk kosulu, gününden çok önceden baslayarak, amaçli ve kararli bir çalismanin yapilmis olmasini gerektirir. Sinav hazirligi için dikkate alinacak baslica noktalar sunlardir :

• Konu özetlerinin çikarilmasi

• Ögrenilenlerin yinelenmesi

• Önceki sinav sorularinin incelenmesi

• Çalismada agirlik verilecek konularin saptanmasi

• Ögretmen gibi düsünme

• Sinav denemeleri yapmak

• Az bilinen konular üzerinde çalismak

• Sinav hakkinda ön bilgi sahibi olmak

ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİNİ KULLANMASINA, ÖĞRENMEYE VE ÖĞRENCİNİN GELİŞİMİNE YÖNELİK TÜM ÖNLEMLERİN ALINMASINA RAĞMEN ÖĞRENCİ HALEN BAŞARILI OLAMIYORSA, BİR PSİKOLOJİK DANIŞMANDAN GÖRÜŞ VE YARDIM İSTENMESİ YARARLI OLACAKTIR.

“ HAYATINIZDA HİÇBİR ŞEYİ TESADÜFLERE BIRAKMAYINIZ “